Felakı Düş'ün, Gerçeklikten
Renkli korsesinin bağı çözülüyor düş bahçemde,
narımın,
kirazımın.
Kaçak mutluluk çekerken terütaze ruhuma,
Ben bu düşte,
Suçüstü yakalandım.
Kellem ve ellerim havada!
Ey dünyanın yurttaşları
beni
yaşamanın katlanılmaz sancısına
tutuklayın!
Ben, kırmızı müzik kutusundaki
balerinim.
Dönüyorum çekilmez kahırların etrafında zarafetle,
Dönüyorum neşenin yarı yolundan,
Hep geri dönüyorum bilinçsiz bir cenin
olduğum günlere.
Siz ise yalnız müziği hatırlıyorsunuz;
Ben bale ayakkabılarımı çıkarıp
öldüğümde.
Aç karnını morfinle doyuran kalbim!
Uyuşuk.
Erden dudaklı!
Öpmedi hiçbir sevgiyi bu yaşına dek.
Nehirleri kurutuldu,
Balına zehir katıldı,
Mühür vuruldu sesine;
Bir gram sevgi konuşamadı!
Yatağına girmedi hiçbir aşkın bu yaşına dek
Ve sadece nefretin kollarında
bekâretini öldürecek.
Öyle ki,
Bulutların kanatlarından bir tüy gibi düşerken kar,
Noel baba
çam ağacının altına bırakır
benim için
birkaç intihar şekerlemesi.
Ölü bulunurum sonra ben,
soğukta,
sıcak bir yuvaya dışarıdan bakarken.
Ölü bulunurum esaretin içinden
dışarıdaki
özgürlüğe bakarken.
Ölü bulunurum,
ben her yerde ölü bulunurum zaten.
Gerçeklikte düşler gerçeğe dönüşmediğinden,
Ölüp bir düş oldum ben.