Gece Kuşları Ve Hüzzam Şarkılar
balkonumda renksiz bir kâinat
günden kalan kasveti yudumlamaktayım
karanlıkta hışırdayan rüzgâr
ve sessiz ay
gözlerime koşturuyorlar
belki bir tutam acıyı paylaşırlar
hoşnutsuzluğumun yükünü döktüm rakı bardağıma
ağırlığımı yitireyim bu gece
gideyim kendi ölümümden uzaklara
gecenin gözünden kocaman bir bulut geçiyor
ayın böğründe de kimbilir hangi savaş var
hangi istek hangi cinnet bekleşiyor
çakmak çakmak susuyor, susuyoruz
ellerim azıcık daha sevişgen
durup durup sesleniyor dağlara
Tanrısına dargın ölmeden bu kadın
eksik sözlerle dolu şiirlerime yaklaşın
terketmeden son cehennemi
çizgileri ağır bir veballe oyalanmış alnımı okşayın
varolmanın değerini anlatan kokular getirin balkonuma
of başım dönüyor
yüreğim iç çekişte
bir baygınlık tadındayım
uykusu kaçmış bir kadını izliyor gece kuşları
beklemenin erdemiyle geleceği bilir onlar
şehir gece gece orta yaş bunalımında
hüzzam bir şarkı dolanıyor Alsancağın arka sokaklarında
yağmur olup şarkıların ardına takılıyorum
''Gönlüm seher yeli gibi
Daldan dala essem diyor
Coşsam bahar seli gibi
Setler yıkıp geçsem diyor''