Gece Yolculukları
Tütün kokulu odalarda
Islanırsın hazan yağmurlarında
Bir ses duymak istersin
Bir el uzansa tutsa ellerimi dersin
Beklersin.
Bilirsin kimsenin gelmeyeceğini
ama yınede beklersin,
umut edersin.
Çıkıveririsin uzak anıların yolculuğuna
köydeki küçük baba evini düşünürsün
bahçeni, komşunun erik ağacını
gülümsersin buruk bir edayla.
Sonra vazgeçtiklerin, vazgeçemediklerin
pişmanlıklar, keşkeler
sönmeyen yürek yangınlar
kaybolur savrulur gidersin
bu bitmeyen yalnız çıktığın yolculukta,
Kah özlersin kah hüzünlenirsin
anlarsın bilirsin de geçmişin acıtan yanını
unutmak istersin unutamazsın
buruktur için yorgun ve yalnızsın
ve perdeni aralayan günün ilk ışıkları bitiriverir bu hüzünlü yolculuğu.
Bir Cahit Sıtkı TARANCI şiiri dökülür dilinden
'Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!'
Büyük usta Cahit Sıtkı TARANCI1yı saygı ve rahmetle anıyorum.