Geceye Yolculuk
This poem was selected as the poem of the day on 28.08.2012.
Bir güvercin daha uçurdum senden habersiz
Özgürlük ülkesine doğru
En beyazından
Kocaman bir umut açtı ipek sancılarım
Uçup giden zamana inat
Ve koştukça sonsuzluğun içinde
Boşluğa düştü savaşlarım
Birer birer aklın çemberine dolandım
Bir çocuk tedirginliğinde ürperdi saçlarım
Şimdi
Yüzümün kıvrımlarını tırmalıyor serin bir rüzgar
Siliyor hüzünlerimi
Mavilere kuşanıyorum düşlerimde
Tam üçü beş geçe
Vuruyor yelkovan en sevdiğim bir şiiri yüreğinden
Okuduğum bütün romanları yırtıyorum
Kahramanlar ölüyor içinde
Sıyrılıyor suretinden katre gülüşlerim
Yaşamayı öğretemedim sokaklara
Bu yüzden hep asi eser yeli
Başı bağlı sokakların
Ve bir yanı hep keskin bıçaktır
Anıların
Mevsimin hep biri tutsak kalır içimde
Yaprakları bir daha yeşeremeyecek kadar sarımtırak
Uğultum umut molasında
Kıyamet koptu kopacak
Dahası yok
Varım desem
Yaşama dair anlamlar yaratacağım
Yokum desem
Ateşler yakacağım cehennemin bir ucunda
Küllenecek bedenim
Yüreğim kasırga
Ekseninde dönerim kasvetli hayatın
Kirpiklerim tuz tadında
Aşkı alnından öper gibi
Ürker gökyüzü
Yakamozların ritmi bozulur
Hasrete yağmur taşır akıbetim
Güler asık yüzlü bir masal daha geriden
Anka savrulur peşisıra düşlerin
Hüzün bana benzer bir anda
Hiç bakmadan arkaya
Dua dolu bir akşamda
Günahsız bir yarına göç etmek isterim
Melekler konuşur mu sessizliğin cehennemine düşen
Katettiği yolları anlatabilir mi gece
Basar aşkın gölgesine gizlice
Bir tanrı daha yaratır gözlerinde
Asla erişemediği
Ağlamayı da beceremem ki
Çok ezelden sardım sabrı yaralarıma
Bu yüzden kalbim kırık dolaşırım hep...