Geçmişe Bir Gölge Borçluyum
bir yarın bekliyorduk. rüzgara çarpıp dönmesi gibi
yönsüzlüğüne uçan bir yaprağın. anlamın
kördüğüm olduğu zamanlar. bütün acıları
ezberledim. dudağımda hazan tadı. saklanacak
o yusuf kuyusu çok uzakta. yıkıldım
inandığım her şey için. hangi yola düştüysem
ürkünçtü adalet kan kusturdukça masumlara.
sevincin kurdu aşklar, kuklacının yarattığı
kısır döngü, ihanetlerin tırmaladığı atlas
gelmeyişindi aslında beklediğim
kalbimin çarpışındasın işte
yüzündeki boşluklar düşlerimde
ruhunda yeşerttiğin sancı
topraktan daha sağır ama kıpırtısız.
kırıktı dirayet, sözler bozguncu
dünyanın döktüğü zifiri kara yaş
gözlerimizde dolaşan serap
hayatla ölüm arasında girdaplaşan yaşam
küllenen bir bakıma
her kum kalesinin yıkıldığı sahilde
yalnızlığımın tek sebebisin sen.
unutmadım, geçmişe bir gölge borçluyum