Gel Yeter ki
Geceler var ya sabahlara uzayıp giden ,
işte bir onlar dinliyor beni
Alabildiğine konuşuyorum kimselere duyurmadan
sessiz çığlıklarımla ,
Yıldızlar da göz kırpmasalar senin yerine ,
inan oynatabilirim aklımı
Ne yorgun gönlüme söz geçirebiliyorum ,
ne de sönmeyen ateşime
Unutulmuş tüm eski anılar bir bir geliyor önüme ,
geçmişimle hesaplaşıyorum ,
Yavrusunu bekleyen anneler gibi
sokaklarda kaldı yorgun ve ıslak gözlerim
Dayanmak çok güç özlemine ,
böyle beklerken sabırsızlık çöküyor içime
Sonbaharın kış öncesi ürkekliği sarmış bedenimi ,
sanırım kabuk değişimindeyim
Issız bir adada aç bırakılmış tutsaklar
nasıl saldırırlarsa birbirlerine
Ben de öylesine kurşuna dizdim
sensiz geçen bütün yaz günlerimi ,
Gelirken geçeceğin yollara nöbetçiler diktim
mor erguvan ağaçlarından
Sarı menekşelerini de büyütüyorum saksılarda ,
senin yolunu gözlüyorlar ,
Gel !
Bu sefer aşkımı yüzüne söyleyebilecek
cesaretim de yanımda olur belki
Dilim dolanmaz kim bilir
daha öncekilerde olduğu gibi ,
bakarsın kurumaz dilim damağım
Ellerini tutabilirim titremeden ,
saçlarını okşayabilirim
nefesin nefesine değmişken ,
Kirpiklerine dokunabilirim yakından ,
ölesiye orada tutunabilmek için yaşama ,
Ya da hiç birini yapamadan
yanında yürürüm eskiden olduğu gibi belki ,
Kokunu çekerim içime sana fark ettirmeden ,
gözlerinin içine girerim gizlice ,
Saçlarını seyrederim zaman zaman
bir adım gerinde kalarak arkandan ,
Sesini doldururum kulaklarımın içine ,
gülüşlerini toplarım sepetimde yine
Ya da belki yanında ölürüm ,
sen gel yeter ki !
yokluğun içimde en büyük çile .
08 / 2009 SIĞACIK