Göç
/...Üzerimde bıraktığın aşk izlerinin tabanlarını inceleyerek ulaşıyorum içinde beni barındırdığın zamanlara.
Sayısını hatırlamadığım yıkılışlarımla yüzümün sağ yanına iniyor tekme gibi ayrılığın gölgesi.
Fırtınadan henüz kurtulan mavi brandalı umutlarımın yırtık yerlerinden sızmaya çalışan masum düşlü gülüşlere kapılma hazzında kalbim.
Ve sen o kadar yabancıyken bana ben ellerimi bile açamıyorum göğün sahibimin o sonsuzluk dolu huzuruna.../
Bir demdir sahilinde sendelediğimiz kıyametin derin suyu.
Aşkın basamak basamak anlatır gelmeyen zamanların gidişatını.
Derin izler bırakırsın bende gelmediğin her güne.
Her gün, azap yağdırır doğamayan geceye.
Yakılıp savrulan küllerimden parçalara ayırıyorlar beni.
Su yüzünden akarken teftişe geliyor aşkın yüreğimi.
Şenliksiz çareleri olur mu doktorların..
Devası ayrılık olmayan hangi şarkının tizleri ruhumda temelli yerleşir.
Birden fazla gidişlerine dayanır mı sahipsiz sandığın gözlerim.
Hiç fırsat vermedin
Son mektubumda sana tam zamanı gelmişken yazacağım cümleyi daha dilimden dökülmeden yaktın.
Okyanuslar ağladı üzerine mavi mavi..
Bir tutam gülücük kondurdum sağ yanına suretinin.
Bilemezsin
Tükenmez kalemi silen silginin kirpiğinin ucundaki ok olduğunu..... .