Göğünde Siyah Beyaz Eksik Bir Film
-kendi hayatında figüran olanlar kaybetmeye mahkumdur-
ne vakit yerleştim bu ömrü çürük tabureye
bu bardağımın yarısında dolu sıhhatli gölge
duvarları boydan boya ölüm afişleri
isimler
bu ardı arkası kesilmeyen dişleri tekinsiz
laubali gülüşmeler
kilitli arka kapı
korktuğum, içimde bir mezarlık yeşili misali
büyüyen bu arka kapı
başım üstünde dönen örümcek ışıkları
ya arkamda bir şarkının sonunun
gırtlağına çöken tetanoslu pikap iğnesi de ne
şu sol yanımdan Barcelona güneşi ile
iç savaşın mahzun bakışlarını üzerime çeviren
boylu boyunca güzel kadın kim
tanıdık mı
hep tanıdıklar mı bakar insana böyle dikkatle
bir yerlerde bir şeyler yitirmişim kesik dudaklarımdan belli
eski asma bahçeler mühürlü kırık hatıratlarım boyunca
birkaç tırtıl ince ince etrafına camgöbeği hüznü örmekte
yıkıntı mekanlar hep aklımda
atom şiirleri ciğerimi yakıyor
kolsuz karakterler hep yanımda
radyoaktif sahneler ilerliyor
film müziği; sessizlik
ne vakit çöreklendim bu kara filmin içerisine
ne vakit
bu puslu, bu ölümcül gök
bir kışlık sinema edasıyla filmimizi oynatmaya başladı
ve o İspanyol kadın şimdi nerede-
son;
jeneriklik bir boşluk hissi