Gri
bir sürü düşünce geziyor aklımda ve yine düşünüyorum da acaba hangileri daha aptalca.
yürüdükçe, durdukça, güldükçe ve kurdukça yoruluyor insan.
dünya kendimce,
üç şişe bira ve iki duble viskiyle dönüyor..
fonda çıt bile yok!
zaten çıt yapacak kimsede...
küçük bir anıdan büyük bir hikaye çıkarttım,
giriş , gelişme , sonuç...
dün her zaman bitiyor,
yarın yine başlamaya hazır,
bugün her zamanki gibi düne dönük.
birde adam var hikayemde, dövüyorum...
arkama dönüp baktığımda kadın oluyor ve gülüyor.
herşey griye dönüyor.
görüyorum ki,
ölümle yaşamı birbirinden ayıran ince çizgi,
siyahla beyazın arasına giremiyor.
ölüm'ü hayal etmek yaşama bağlamıyor hiçbir zaman,
ve yaşanmamışı hayal ederek yaşamak da bencillik oluyor.
herkes kendisi için yaşıyor zaten ve herkes herkese figuran.
zaman herşeyi unutturur diyor biri,
belki haklıdır,
ama neden kalıyor? yeniden doğumun açtığı lekeler vücudunda.
cevap veremiyor!
her hata bir kördüğüm oluyor!
ve ardına dönüp bakmadan yürüyemiyorsun.