Güzel Olsun Diye Yazılmadı Bu Şiir
Kavak yelleri esiyor başında.
Sen boşlukta sallanıyorsun.
Gözlerim 'hayret' bakıyor,
Ağlayası gözlerim yerine,
Kalbim acı akıyor.
Yeniden vuruluyorsun o ilk aşkın telaşına
Her boş gözde
Her yüzde
O'nu arıyorsun
Yinelettiğin zamanın esareti içinde
Esaretine bekçilik yapıyorsun, bilmeden.
Bir hayalin gölgesinde yaşamak zor
Kolay olmaz...
Dört kişi olabilirdik o masada.
İki kişilik yemek ısmarladık,
Üç kişiydik oysa ....
Sen yemeğini O'nunla yedin.
Bense yalnız başıma.
Benle konuştuğunu sandığımda
Martılarla konuştuğunu nerden bilebilirdim ki...
Bir hayalin gölgesinde kalmak?
Nasıl bir mevsimdir?
Nasıl bir yağmur?,
Nasıl bir gökyüzü?
Nasıl bir ses?
Nasıl bir gök gürültüsü?
Üç kişiydik yolumuzda
Üç kişiydik ikimiz beraberken
Ve sen gittiğinde
İkiniz de gitmiştiniz.
Ben bir tek sen gittin sanmıştım.
Yanılmışım.
Her ikinizin gölgesinde,
Senin gözlerinde
Bir hayale aşık olmak da vardı bu şehirde.
O hayalin bir gölgeye aşık olması da...
Uzun kavakların gölgeleri ince uzun olurdu.
Çöllerde yitip giderdi zaman...
Aşkını-aşkımı-aşklarını avuturdu.
Oyun değildi bu,
Bir gerçekti yaşadığın o anda biliyordum.
Oysa ben bu gerçeği yaşadığını sonradan anlayacaktım değil mi?
Nasıl olsa
Ben,senden sonra....
Nadasa bırakılan topraklar gibiydin (sen)
Ve hiçbir yeşilin doğmasına izin vermeden,
Sürekli gökyüzüne bakıyordun.
Ve kıyıların denizinde
Yine boğuluyordun.
Ben bir hayalin gölgesinde haps olduğunu,
Bile bile lades olduğ(u(m)(n)u),
Güneşe hasret olduğunu
Ay-sız(ı)lara acıyıp,
Sızılarla yoğrulduğunu biliyordum işte...
(......bitmedi şiir.....)
4-nisan-2010-istanbul