Hayat O Kızın Gözlerinde Konuşur...
Bir bakarsın ağlarım
Uzak zaman önce dinlediğim türkü
Klarnet ve ud eşliğinde, uzun zamanlardan
Eskiye ait bir anı
Sanki 19.yy dan bir mırıltı.
Uluorta bir küf kokusu sarar
Hayallerimde buruklaşan görücü usulü bir kıskançlık,
Yine de aklımın dört köşesi
Tebessüm, musiki bir çift yürek.
Bana bilmem ne oldu
Mevsim aşkı mı desek?
Küfürler,isyanlar,hayal kırıkları
Bir dilde dinlemek ne meşakatli,
Müzik mavi bir yiyecek sihri.
Rüyalardan gelerek misafirsin,
Narin ve titrek.
Ah! Hayat o kızın gözlerinde konuşurda ağır aksak,
Masum ve zulalanmış dizeleri
Akıtıp , dikilsem karşısına
Tebessüm bin bir türlü,
Anlatsam gökyüzü lacivert
Güneş turuncuya hasret.
Kalbimde ki yaralar daha çok taze, daha derin.
Saat başı ayrılıklar, ergendim.
Çift yürekliyim dediğimde son derece
Samimiydim.
Ah o şarkılar olmasa,
Şafak sökerken seyre daldığım güzel,
Sinsi bakışların hedefi.
Hangi fotoğraflarda yüzü gülen,sarışın mevsimin öz kızı,
Hangi sessizliklerde ilk gülen,
Ürkek ama gözleri bilindik güzel...
Faytonlar, düşlerde adalardan can taşırlar bir iklimadan diğerine.
Tiz çığlıklar uluorta,
Masum ve heybetinden büyük
Türküler eşliğinde
Uzak diyarlar yakın...
Sevmek ve ölmek
Eş bir doktrin, kader mahkumları gibi
Gözlerde kanlanır,canlanır.
Bir bakarsın gülerim
Yakın zaman önce gördüğüm güzel,
Bahar esintisiyle savrulur.
Sanki gönlümde güneş tutulması
Başka zaman olacak gibi...
Eylül 2009 / Akyaka / Bana bilmem ne oldu , saat başı ayrılık...