Hayattan Süresiz Terk
Anası,babası kara kömür sakinlerinden olan Üsküdar'da can bulan melez bir dize.Cigarasını denizel bir suyun rahminde yakıp,tuzu kendi yarasında arayan,nefes aldıkça yüreğinin orta yerini güvercin enkazlarına bırakan,ellerine her daim İstanbul'un kezzaplı yüzlerinde can bulduran...Düşünür ya hep,uzak sandıklarını düşünür ve bilir,göçmen türkülerin kekik kokusunu yaradılışına sindirmesini,yiğit bakışların güneşin ağzında yıldızları içmesini bildiği gibi;Doğu'nun sırf haritalarda bağrına vurulan raptiye vuruşlarından ibaret olmadığını.
Paslı mahpushane prangası gözlerinin zehirli zakkumu,
Gecenin şakaklarını kanatarak geçen siyah ıslığın ardına,
Kara köpeklerin uluyuşları ile birlikte takılır gider,
Yere düşen son bir ölü toplayıcı misali döner durur kendine,
Çığlık çığlığa susup göğün şehvetli ruhuna bakar gider,
Bir çocuk düşer yere başı iskelesiz bir liman halinde,
Üç kurşun isabet eder kaderin alnının na böyle ortasına,
Çocuk kalkmaz,
Sağır,kör,dilsiz fısıltılar dolaşır ayazın yarık dudaklarında,
Çocuk kalkamaz...
Eh be çocuk,
Eh be,
Haydi sen de şimdi 'Meçhul Öğrenci Anıtı' altına.
"Meçhul Öğrenci Anıtı" Ece Ayhan'ın çok sevdiğim şiirine saygılarımla.