Hazan Da Hüzün
Sorsalar seni bana,
'Unutulmayan kırkbeşlikler gibidir' derim.
Kimi zaman mahzende yıllanmış şarap,
Kimi zaman uzaktan gelen keman sesi;
'Şarkılar seni söyler, dilerde nağme adın.'...
Bazen eski yolculuklara çıkan, yürekleri dağlayan,
Bazen de çok öfkeli, 'Huysuz ve tatlı kadın.'...
Karanlık gecelerin yıldızı, ayın tek hecesi,
Güneşin kraliçesi, Ege'nin şirin dalgası
Ya da göklerden bir şimal yıldızı...
Gelip geçiyor hazanda hüzün,
O kadar kısa ve o denli çabuk...
Hayallerinden silinip yok olacak acılar.
Umutsuzluklar içinde yaşam için savaşacak,
Asi kalbine 'Dur, yeter bu kadar!' diyeceksin.
Gecenin yalnızlığında, kimselerin anlamadığı dertlerine
Teselli vereceksin kendince, uzaklardan bir türküyle
Ve damla damla gözyaşlarını sileceksin
'Bu hayat benim' diye diye...
Dikenli gül değil, bir kızıl gonca olacak,
Arzularla titreyip mehtaplı gecelere dalacak,
Hayaller kuracak, esarete meydan okuyacak,
Dışta değil güzelliği içte arayacaksın.
Seni düşünüyorum ıssız penceremde,
Senin zindan sularında boğuluyorum.
Sıkıntıların en dibinde geziniyorum;
Sadece senli bir gece daha yaşamak için...
Agora meyhanesi gibisin; verimli...
'Ah bu şarkıların gözü kör olsun.'
Doldur be meyhaneci...