Hiç Benim Olmayanım
Aynı şehrin sabahına uyanıyorduk güneşle,
aynı gökyüzüne bırakıyorduk rengarenk umutlarımızı.
Aynı mevsimde yanıyorduk ,
Ağustostuk.
Aynı yağmurdu ıslatan,
benim kısa senin uzun saçlarını.
Aynı yıldıza tutulmuştuk ayrı pencerelerden baksakta,
aynı şiirini seviyorduk Cemal Süreya'nın, üvercinka'yı.
Aynı film karesinde ağlamıştık,
kadın 'gitme' diye yalvarırken.
Aynı renklere aşıktık,
hiç terketmedik Turuncu_Beyaz sevdamızı.
Bir gün gelipte bana,
durduk yere 'Artık Ben Yokum' dedin.
Dünyam başıma yıkılmıştı da,
'canın sağolsun' bile diyemedim.
Hüznümden yutkunamamıştım,
çünkü gözlerimden SEN akıyordun.
Ne söylesem anlamsızdı,
belkide bu yüzdendir susuyordum.
Gözlerimi yumdum 'tamam' dercesine,
ama içimde fırtınalar kopuyordu,
yanıyordum,
kanıyordum,
acıyordum.
Görmüyordun,
çünkü sen uyuyorken, her gece ben ölüyordum.
Görmüyordun,
çünkü sen mutsuzken, en çok ben ağlıyordum.
ve artık,
birbirine yasak ülkeler kadar ayrıyız hiç benim olmayanım.
Çünkü,
ayrı kalplerden aynı hikaye yazılmazmış, bilmiyordum.