Hiç Olmamış Sevgili...
Bir ocak gecesi..
Taksim'den Tünel'e yürüyordum..
Ağır adımlarla..
Yanımda yalnızlıkla..
Üşüyordum,gözlerim sulanmıştı,burnumda bi sızı..
Grip değildim ama bi gariptim..
Sen cam kenarındaki masada oturmuştun..
Caddeden gelen geçene bakıyordun çocukça bi merakla..
Bardağından çıkan duman sıcak bişeyler içtiğinin ispatıydı..
Tek başınaydın..
Cam kenarındaki masada oturmuştun..
Saçlarını toplamıştın..
Hiç görmemiştim ama açıkkende güzel olurdu..
Gözgöze geldik..
Çevirmedin bakışlarını..
Gögüs kafesindeki kalbim..
Çırpındı özgürlük ister gibi..
Ellerimin terlemesi tesadüf müydü?
Gülüşünle bi alakası var mıydı?..
Cam kenasındaki masada oturmuştun..
Nasıl yaklaşabilirdim ki sana?..
Nasıl tanışabilirdim?..
Ne sorabilirdim?..
Terslersen beni ne diyebilirdim?..
Ben senin için biri bile değilken..
Seni seven birini bekliyorsan?..
Cam kenarındaki masada oturmuştun..
İlk ben kaçırdım gözlerimi..
Bana yer gösterenler..
Gam kenarını seçmişlerdi hep..
Kim bilir kaç kere kaçırmıştım çekingenliğimle..
Hiç olmamış sevgililerimi..