Hoşgeldin
aşkın adı yoktu...
tarifini birkaç yavan
sözle yapmak,
haksızlık değil miydi
aşkla çarpan yüreğe.
aşkın yönü yoktu...
nereden eser
estiğinde nerelerden neler
sürükleyip getirir önüne
bilinmez,
hangi tarafında yatağının?...
aşkın yönü yoktu..
sağa bakarken umutsuzca
sol tarafından dokunur bir el.
damarlarında adım adım
yürür sıcaklığı..
önünde beklerken
arkandan sarılır sana ansızın,
olması gerekenden çok erken...
aşkın vakti yoktu...
hiçbir vakit
bu vakit değildi,
yada her vakit
aşkı vuruyordu aslında,
ya hep erken ya hep geç gelişi
zamansızlığındandı belki...
ya sen???
geç kalmış sevgilerini
alıp kucağına
kapımı çalışın,
kapımı açışım,
sana sarılışım,
onca yıllık hasretle
sevgiyle sarılışım,
sevgiye sarılışım..
aşkın zamanı yoktu
yoktu işte..
oysa sımsıkı kapalıydı kapılarım.
oysa anahtarını ben bile
unutmuştum,nerdeydi?
nerden,ne zaman
nasıl yol bulup girdiysen
yüreğime,
aşkın hangi anında
bulduysan beni...
geldin ya...
bakışınla ısındı yüreğim
geldin ya..
hoşgeldin,evim sıcacık şimdi...