İçimdeki Çığlığın Dışsal İzdüşümü
Kendime ve başkalarına ördüğüm duvarların labirente dönüştüğünü gördükçe
Ve çıkış yolları izi hafızamdan silindikçe, bir köşeye sıkışıp kaldığımı düşünüyorum
Yaşamın ağır geldiği zamanlara rast gelip, nevrotik takıntılarıma teslim oldukça
Bana zamanın nasıl geçtiğini unutturacak, bir aşka yol almak istiyorum
Yaşamda, iniş çıkışlarım, zikzaklarım, zaman zaman duraksamalarım beni yorarken
Gerçekçi olmayan düşlerim beni, nereye gideceği belli olmayan yollara düşürüyor
Ve yaprak gibi rüzgârın önünde savruldukça, öyle uzun uzun düşüncelere dalıyorum
Gecenin zifiri karanlığını aydınlatan yıldızlar gibi, şimdi bana çok uzaktasın
Artık sadece uzaktan bakıyorum sana, parlaklığının sıcaklığını hissediyorum
Uzaktan bakınca ne kadar güven verici ne kadar huzur dolu gözüküyorsun
İçimdeki yalnızlık zindanında yaşarken, zamanın beni hançerlemesinden korkarak
Farazi hayaller kuruyorum sana dair ve o hayallere dalmış buluyorum kendimi
Böyle ne kadar teslimiyetçi ne kadar bana yakın ne kadar benden biri oluyorsun
Mesela gece kolumu uzatıyorum gökyüzüne, yıldızlardan sen olanı seçiyorum
Mesela avuçlarımın içine alıyorum seni, parlaklığın gözlerimi kamaştırıyor
Mesela seni alıp başucuma koyuyorum ve senle derin uykulara dalıyorum