İçimden Geldi
İçimden geldiği gibi ,küsmek sana!..
Alabildiğine öfke!...
Gidişlerini örseleyemedim ya..
Tutunamadım ya ,en son söylenecek sözün kalabalığına.
Emanet yaşamlardan ,seçilmiş ,işaretlenmiş soluk aralarımdan özlemek..
İçimden geldiği gibi ,gölgeme sığınan o karanlıkla döğüşmek..kaybetmek bazen.
Herşey ,bir yere koşuyor...
Yerinde sayan ben miyim sadece!..
Ben miyim koşmak için,ayaklarını bulamayan ,ya da aramayan.
Neyin adına ,ne üstüne ,kimin şerefine bu izinsiz telaş..
O telaş ki ,içimden geldiği gibi herşey!..
Yada hiçbirşey..
O zaman şerefine!
Şerefine çıkacağım sokağa ,ağzı bozuk bir gece çevirip ,
Kapını çalacağım..içimden geldiğ gibi!.
Suçum neyse ,infazımı bekliyorum ,içinden geldiği gibi süsle ,o dar ağacını.
Süsle ki ,şenlik var!..
Bak!..
İçimden geldiği gibi ,kuşlar , ama kırlangıçların taşındığı bir zaman..
Avuçlarımın arasında ,akbabalar...anılarımdan arta kalan düşünce leşine üşüşen.
Savururken ,suratımdaki sonradan eklenme umut çizglerini ,hala ellerimdeydiler.
Geçmişten kopup gelen çehre ,seninmiydi!..hayal meyal...sisli!.
İçimden geldiği gibi ,yazmak sana...şiir ,hikaye..
Yazmak!...
Sonra üzerlerini karalamak ,yırtıp atmak ,ya da saklamak!.
İçimden geldiği gibi!.