İhanetin Gömleği
Bir ben bilirim beni
Birde beni bilen bilir
Açtığın yara ile sızlayan
İhanetinin kara gömleğini
Sen gittin
Gittin de ne oldu
Çiçekler açmadan soldu
Kalbimin içi taş ile doldu
Varken yoktun da
Yokluğun pek ağır oldu
Varlığın sağırken
Hayalin gözümde kayboldu
Hangi yabancının hayali oldun
Hangi kör gözün alımı
Hangi nefsin zulümü
Hangi bedenin esiri oldun
Oldun oldun sen bişeyler oldun
Ne olduğunu bilmeden
Ne oldum delisi olup
Bir çift sözün kurbanı oldun
Yuva kurmak zor ama
Sen yuvayı yıkan oldun
Vebalini veremeyeceğin
Yavrularının ahı oldun
Giden bir çift ayak olsa keşke
Kapıda duran ayakkabın
Saksıdaki çiçeğin
Evin içini dolduran sesinle
Geride bıraktığın ceset oldum
Sanma ki bu devran böyle döner
Güzelliğin bir gün söner
Olmayan vicdanın secdeye erer
Pişmanlığın ne fayda eder
Beynin dank ettiği zaman
Zaman ilaç olur yareme
Enkazından sürura erince
Ah edenin ahı yerde kalır mı
Bu bedbahtın yüzü gülünce
Kara bulutlar bir gün geçecek
Bende baharlar yaşayacağım
Kalbimdeki mezarından
Çiçekler toplayanım olunca
Her pencerenin hikayesi gibi
Sokak lambası ışığında
Şiirler sözler yazacağım
Yaşattığın onca senenin azabını
Başka bir kalpte kazanacağım