İkimize
bu münzevi akşamlardan kurtulacağız ikimiz
lüzumsuz bir kalabalık da olmayacak.
bir masada iki tabak tütecek karşılıklı
ellerim soğan kokucak
dokunurken uslu akşamlara.
çay kokusuyla uyanacağız
tozu alınmış bir sabaha.
o asi rüzgarlar esip geçmiş
şaşıracaksın...
benden daha fazla.
ütüsü jilet günlerimizin
stresini atacağız tarumarca.
anısallığında çocukluğumuzun
ve saydamlığında duyguların
kusursuz sandığımız kapılar açacağız.
şehrimizin üzerine yağmurlar yağacak
eli yüzü yıkanacak evimizin
ağlayan gökyüzünü sustururcasına güleceğiz
çekilir bir yanı olacak akşamların
bu ezik melankoliden kurtulacağız.
her imgesi hayatımızın
yalın ayak izler bırakacak
göğsümüzde
inceden bir kıvılcım tutuşacak
kana kana okuyacağız
dudaklarımızdaki satır aralarını.
bulutlardan geçip
şiirlere döküleceğiz.
ve bir çocuk büyüteceğiz dünyaya
sevgiye gark
konuşacak gözleri.