İkinci El Yalnızlık
Sevemedim hiç pazar günlerini,
Biraz daha hüzünlü.
Hüznümün sol camı kırık.
Aynalara bakamıyorum yoksunluğundan.
Yüzümü kurutan ısırganlar,
Eskisi kadar siyaha çaldırmıyor göz altı torbalarımı.
Lakin kızarıklığı hiç gitmedi gözlerimin.
Uykunun sen-hali hala düşmedi hayallerimden,
Belki bir zaman kaybı yaşadım.
Sen zamirlerinin yerini tutmadı komşu kızları,
Adın kadar uzaktı Peyami Safa yokuşu mahalleme.
Sıcak ekmek kokusu vursa da balkon camımın buğusuna,
Elleri hamurlu bir kadın daha doğmadı evimin ortasında.
Yalnızlık senfonisi de dinlenmiyor çay demlerken,
Oysa belin kadar ince değil bağladığım önlükler.
Dar geliyor balkonun pervazları kuşların ayaklarına
Tek ayaklı bir hücrede besleniyor sanki günaydın sesleri...
Kokusuz, tatsız bir sabah,
Nasıl da olmadığın belli.
İkinci el bir yalnızlık benimkisi,
Günaydını yarım, suları kesik bir evin deliliği,
Nasıl olsa bedavaya ç/alınıyor ayrılıkların zilleri...