İkrar/infaz
Ayrılık her aşkın infazıdır...
***
Nehirler aktı önce
bilinmeyen mecralardan
an kana bulandı
yar aşka hüküm giydirince ...
Ağır ağır ilerledi
idam sehpasına sevdam
yüreğinin dar ağacında asılmak için...
Gitme!
gel etme deseydi...
kalacaktım oysa
demedi...
Oyalamadı dava
bir celse aynı sonu işaret etti
ve kırıldı kalem
bir müebbet yetmedi...
ölecektim
ölmeliydim illa...
Bu kadar mı açık söylenirdi
bu kadar mı istenirdi yokluk
kalsaydım bir an daha
ne olurdu ki...
/Bildiğim bütün güzel çiçeklerin özünden geçtim
ona giderken
ben olmaktan çıktım
onun rehinesiydim
ömür ona esirdi
ta ki
ayrılıkla uyanınca kör yüreğim.../
Almasaydı koynuna
sarmasaydı hiç
onun eşiğinde yatmaya dahi razıydım
istemedi...
Elimi kolumu bağladı bir kelepçe
emin adımlarla yürüyorum
içim sızlıyor
doğru
ama korkmuyorum
benim sevdam eşkıyaydı onun yüreğinde
günahkardım ben...
Şimdi
başım dik
omuzlarımdan havalanıyor özgürlük
bütün yükümü atıyorum...
Son basamak...
Bir tekme...
Bir çırpınış...
Son nefes...
Kırgın değilim sana
ben hep seni sevdim
yalnız seni
yargılasan da beni kendi yasalarınla
sana infaz yakışmadı sevgili...
Bütün ayrılıklara selam söyle benden...