İnce Belli Hayat
hayat şu ara;
üzerimize su sıçratan bir araba...
küslükler uzun süreli
tatiller kısa...
dizilerin orta yerinde elektrik kesintisi
sabahın beşinde kapıyı çalan komşu
ayakkabıya kaçan taş
erken kalkma zorunluluğu
Ankara'da deniz olmaması
çatlamamış çam fıstıkları
elbisenin enseye batan etiketi
Amerika birleşik devletleri
hayat şu ara;
kalabalıkta yırtılan pantolon sesi...
sevdiğin kotun eskimesi
sevmediğin şarkının hit oluşu
güzelleşen eski sevgili
çirkinleşen ülke siyaseti
yaz günü soğuk su olmayan buzdolabı
banyoda göze kaçan sabunlu su
çürüyen diş
otobüste gelen çiş
ve kördüğüm olan kulaklık kablosu
hayat şu ara;
haylaz bir misafir çocuğu...
sevdiğin radyoda artan reklamlar
vakitsiz biten kontör
önce bayat ekmeği bitirme yasası yürürlükteyken
eve fazladan alınan ekmek
otobüsün durağa hep dolu gelmesi
şarj cihazına hala şarz diyenlerin olması
soğuyan çay
ısınan bira
ve serçe parmağını vurduğun sehpa kenarı
hayat şu ara;
karısını dövmeyi marifet sayan bir ayı...
otobüsteki tek boş yere güneş vurması
şekil almayan saç
kendini şekil sanan patron
lacivert kelimesinin
laci diye hunharca kısaltılması
zam alsan da yetmeyen maaş
yanlış alınan kaş
en sevdiğin tişörtte geçmeyen leke
ve soğuk bir kış gününde
yalnız geçirilen gece...
ama hayat seninle;
göğsümden havalanan güvercin...
herşey yolunda gitmese de olur
sen gitme!