İnce Saz Öykünmeleri
İnce saz gaydalarında salınır ceren
Sanırsın zülufdur mehtab sargısı...
Sarsak uzantılarında sevişgen hülyaların
Benzemez çavlan dökülüşleriyle
İhtişamın aksettiği hisar burçlarına dökülen
Yalnızlığın ağır aksak öykünme semaisidir
Has ağalar korusa da harem efsunlarını
Nice kanlar aklanır göbek taşlarında
Cariye düşlerine sığınmış saltanat davulları
Ölgün yel esintileri olur sultan boylarının
Kös dinlediğinde sessizlik aşıklısı zaman
Dert ürer flamengoların hüzün taradlarında
Süzüldüğünde reçineler bahar uçurtmalarına
Asuda şevk olur bab-ı hümayun entrikaları
Çığlıklar kazınırken Kanlıca kıvrımlarına
Bir aşk ateşi sarar erguvan dizinlerini
Tarihin hazanlarına saklı eylulsel dokuntular
Sadağından sıyrılmış delişmen gergef işlemeleri olur
Nazarı ValideSultan vari tarasa da arşıl cihanı
Nurbahar Hatun döküntüsü gözyaşları sarar gülizarı
?Tiz? vurulan başlar garabetindeki son darağaçları
Ergenlik bilmez Padişah fetvalarına mühürdar olur
Dolunay yayıldığında katre katre benliğine
Çariçeler hülyalanır Uralların sarp zirvelerinde
Umultusu
Süregelen karadeniz çırpınışları
Nihayeti
Dramanın aşılamayacak dar köprülerinde
Sevdanın çözülemeyecek kördüğümleri olsa da
Rastık çekilmiş sabahların kör ayazlarına
Gece yadigarı öfke titremeleri olur
İnce Saz Öykünmeleri...