İns Allah
Allah makâmı;
'Ol!'a ol
'Ol!'a öl
'Ol!' ki Yaradan ile yaşıt...
Kıla rûh ver
Ku(k)la rûh ver
Allah; insi, cini tanrılarıyla yakacaktır;
Yanık tanrılar secdesi!
Allah, insân değil
Kocaman bir şey de değil
O, var(lık)ın genel mantığı
O, herşeyin herşeyinin herşeyi
Rahmân ve Rahîm'dir
Aç ellerini, duâya var...
Lâilâheillâllâh!
İnsân makâmı;
Gökten gökkuşağı yağıyor,
Yine de insân kapkara!
Cehenneme incir dikeli beri
Ocağında ateş...
Işığın kromozomunda krom
Kramp müstevlîsi yumurta...
Döl, kurak müsveddelerde
Akl yetmezliği, bir kafa ölümü...
Kalbin ölümü: His krizi...
Şekeri yükseldi nankörlüğün...
Ağızda çalkalanan duâlar,
Rûhun kulağına değmedi
Bir desibel hüsrânı
Balçığın nabzında
Bıçak kurbânı kanlar
Kan ki toprağa yakışan...
Dilin dağıldı, ağzını topla
Ey toprakla gusleden insân!
Hayvânı insândan çıkar,
İnsânı insânlıkta topla: Âdem...
Havvâ'dan değil,
Tenâsülden ikiye bölündü Âdem
Âdem'in suçunu
Bebeklerin avucuna mı çizmek?
Şeşmıha astı îmânını insân...
Kantarı terâzide tarttı insân...
Mülkiyeti olmadan, kendini satılığa çıkardı
Ve tenini Yezîdînin Tavus'una kirâladı insân...
Kendi benzeyişinde yaratıldığı için midir
İnsân, tanrılık dâvâ eder zamânleyin...
İnsan, yanılgının ilmi...
Kendine îmân etti yâ,
Taptığını da kendi elleriyle yaptı insân
Güce yenildi; tapacağını da kendinden zayıf yaptı
Hazrol!
Rûh-at!
Ben makâmı;
Hayâtın gözlerini bağladım
Şâh damarıma doğru yatırdım
Kestim Hayâtı...
Ayağımda çorak
Isıtır mı?
Gider mi?
Kuraklık mı?
Ölümden doğdum,
Doğuma öleceğim;
Kundağımı kefenledim
Kefenimi kundakladım
Kefenime bir çeyrek taktı Azrâil
-Kundaklandım!-
Telle bağladım ölüyü, kemiklerini...
Telle ağladım sesi, gönlü...
K/ağıt yaktım;
Ne yazmaktan kurtuldum,
Ne ölenim dirildi
Bir yokluğun izine rastladım
Ben onu var etmeden,
O beni yok'edecekti...
Otantik nefesim
Mezârtaşında elifbâ:
Sin Şin Sâd
Evveli âhirle
Kılıncı kalemle
Kahkahayı hıçkırıkla
Neshettim
Mesîhi yâr/sin'ile meshettim...
Başımın kapı önünde altüst alnım,
Şeytân secdede
Takkemin ekseninde bu kaçıncı turdur
Şeytânın döndüğü
Tam kalbimi ısıracakken,
Dişini kırdı iblîsin, gaybî meleğim
Yâ şeyh-i tarafeyn
Tarafım yok, âraftayım!
Geceçeyreğinde
Kaç uyku kaldırdım
Kaç rüyâ öldürdüm
Kâbus, kaktüse tünemiş kaknüs..
Kalbimin kulpundan
'Belâ'ya asıldım
Benliğin pusulasında
Yarım şarkî,
Çeyrek Arâbî
Çemelek Türkî
İstikâmet târ-u mâr
Gölgeme tetik çeken yalnızlığımda
Delik çuvallar topladım...
Güneşi geceye çarptım!
Gündüzler paramparça,
Gece, delik-deşik!
Kalbim, aklımla saklambaçta...
Kararlarım, peynir-ekmek
Kendimi her bulduğumda
Kazan-çömlek patlar...
Suç saçını yıkadım
Çok sular sarfettim
Üzerimden suçun kiri gitmedi
Bir rahmet inmeli!
Havada kalıyor Rabbin sözleri;
Aklımın yer çekimi yok gibi
Eni, boyunu geçti şuûrumun..
Acının atomunda kırılgan açılar
Bir katını kirâya verdim ıstırâbın
Antik'a şahâdet...
Mermere işlenen akıl
Aklın kuyusunda mermerî çatlayışlar
Kalbim, bir küheylân mezârlığı...
Kalbime ekili bostana,
Aklıma dikili korkuluk...
Hangi korkuluk yürüyebilir?
Kalbimi koruyamazsın sen ey aklım!
Durdum ve
Durduğum yolları durdurdum...
Bluğ öncem ve ihtiyârlığım, bluğ sonramı
Hisâba çekiyorlar:
Tanık; tenim ve sivilce izleri...
Başa dönüyorum
Bu kaçıncı tur, aklı tavâfım!
Mikrop-makrop, yer-gök, çer-çöp
Cürümlerimin şâhididir
Koynumda yalan beslemişim!
Bana fetvâ verin ey melekler,
Kendimi öldüreyim!
Saât 2'yi 126 geçiyor
Kafam boşuklarla dolu...
Âşk makâmı;
Gönül ver,
Gönül al;
'Alçak'ı bile güzelleştirir 'Gönül'
Kalbinin buzlarını erit,
Aşk'olsun!
Yâr!
Dıştaki yaralarım,
İçteki yaralarımın kabuğudur...
Kır kabuğumu
Beni sıcak yaralarla sev...
İçinde şehid mi düştüm?
Beni yıkamadan,
Cenâzemi kıldın namâz...
Lisân-ı âşk
Lisân-ı hâl
Lisân-ı halhal;
Dilimi, ayak bileğine taktılar
Gözlerinin sürmesinde
Aklımın zeytini oynuyor
Al beni senin olsun
Derinleştim
Etimleştin
Kemikleştik...
Gülün gönlüne aktım,
Kuru bir gülde kuru bir gönül
Hâtıra defterinde...
Hatırlama!
Göğsümün sol/o anahtarı sen
Kalbimin şarkılarını sende kilitledim.
Ben, sen olmuşsam
Seni kim diye arayayım?
Yokluğun, varlığımda bıçak
Ben bıçağın kendisiyim...
Âşk, parmak izi değil tırnak izidir;
Buldurmaz, kanatır...
Gözyaşının tuzu,
Yüreğin yarasındandır...
Sendeki beni tâlân etmeye geldim
Beni bırak, koru kendini!
Karanfillerimi sevmedi klimatoloji...
Kül uyuşmazlığı...
Neylenebilinir ki!
İnsânın âşk hâkkı iki;
Eski/mez yârin
Adımı verdiği oğlu ölmüş
Ölümsüz bir âşk
Ölü bir âşk oğlu âşk!
Yâ hasretâ!
Şiir/Şâir makâmı;
Sen şâir değilsen
Şiir diye bir şey yoktur!
Ki Allah, şiir yaratıyor kal(ı)bında senin..
Cehennem ağacından
De(ğ)nekle put kırmak;
İbrâhîm-Nemrûd karışımı
Şâir! Bu sensin...
Şâir, beyazeşya köpüğü;
Şiir karaborsa, ve yazılan, kilobayt isrâfı...
Şiir katlinden şarkılar besteledim...
Duvarı, çiviye çaktı adam
Ho ha! Demek Yasak!
İnan işte, şiir dediğin nedir!
Tutku'nu yutkun
Yutku'nu yut
Hayât, kimin istediği gibi ki!
Yutkunmak, şâirin nefes adı
Tutkunmak, şiirin kafes adı
Meydân-ı hodr:
Şiirden dönenin kalemi kırılsın!
Felsefe makâmı;
Zamân, ne zamân yaratıldı?
Durdu düşündü,
Düşündü durdu;
Gölgesi kanser oldu...
İnsânlık, Şeytân'dandır...
Sesin tersi ses
Zıddı nedir sesin?
Zamânsızlığa, metafizik çiviler...
Ateşi sudan çıkar,
Şakağına kurşun girsin diyalektiğin
Kıyâmet makâmı;
Ve ezân öldü
Minâreden gelen
Ezânın salâsıdır
Ceng..
Cidâl,
Buhuni!
Ey taş, gagalardan düş, yağ!
Bir c/esedin pençesinde cân..
Cânın bedeli cândır!
Eriyen kum,
Savrulan mumlar...
Göl geçiyor gölgenin bölgesinden,
İzleri sel aldı...
Atlar yedi rûhu
Nalın çivisi, hâlın çeşnisinden bugeygâ
Et-kemik arası vakum...
Gökbozumu vaktıdır
Göğü kökünden koparacaklar
O kadar çekildi ki
Kolu çıktı kıyâmetin
İnsân, isrâfil'in sabrını mı sınıyor!?
Sûr, sır değil...
Kirfî kirfî gök...
Nedir bu?
Bir kıyâmet provası mı?
Ahirzamân makâmında
Kıyâmet şarkıları besteledim sûrda
Deyû.. Deyû..
Yılanı akrep soktu.
Sen uyu...
Reel makâmı;
Yılan, yıl'an ol, tatlı söze kanma!
Niyet seni öldürmektir...
Hangi kulak, hangi burun
Başına ağır gelmiştir?
Bak, ve ?bakım'dıkça yaşlan
Ayna, sen bir Azrâil camısın!
Dünyâ hayâtı kandan...
Kız, kanla kadın
Kanlı doğan bebek
Kanla temizlenen nâmûs
Kanla yıkanan vat
Cân dediğin de kan!
Yâ, hayât kan lekeli..
Son pişmânlık;
Lâşenin râşesinde yaşam belirtisi...
Dergâhta söze başlamaya
Hangi harfe dokunduysam 'ğ' oldu!
Beden, bir Azrâil gömüsü...
Bir ölüm ölüsü...
Sen, yaşı, gözün mahsûlü mü sandın!
Dolunay plağını çal gecenin gramafonunda
Levlâktan, felâktan sesler dağılsın
Bir teheccüdün duâsında;
Ahmed-i Mahmûd/ Muhammed Mustafa
Kadın makâmı;
Kadın ye'nildi
Kadın yen'ildi
Kadın yeni'ldi
Erkek kadını sever;
Kadın kendindendir
İnsan, kendini sever!
Hatun makâmında bir ilâhî
Bey, bay bay
Kalbi, bir kavimden büyüktür
İçine bebek sesi düşmeye gör
Ciğeri, kalbinden de büyüktür kadının
Her insan, öldükten sonra
Bir annenin ayaklarının altına gömülmek
Yine orada dirilmek ister...
Rast makâmı;
Yusuf-Züleyhâ âşkı mı?
Târih'ül-âşk, yalan söylüyor!
T cetveline değil!
Göğe yükseldi Meryem'in rahmi
Yusuf'un ruyâsını tâbir
Îsâ'nın sergüzeştini izâh
Ahirzamân şâirine kaldı...
Şeytân makâmı;
Şeytân, bozuk sütler tanrısıdır...
Lâiblîseillaşeytân!
Kaybedecek bir şeyi olmayan
Her şeyi kaybettirebilir
Cehennem, Şeytân neslinin
Şeytân, iç çamaşırı koleksiyoncusu
Elinde güneş kremi, zebânî diyârından mahsûl
Sür, sürt; Cehennemine benzin dök
Köhne mekteplerde Şeytâniyât;
Kıl, muz...
Serbest makâm;
-Şemé sé séşemada sé mişar sir çandin-
Anadilin tekeridir...
Teklemeden tekerle!
Aynaya özendi camlar...
în'e bezendi cânlar
duâyı bedduâya vurdu sabır;
bedliler... Ehl-i bed
Buharlaşıyor fosiller,
Yukarıdan dişler yağıyor...
Rûh'un gemisinde
Kalbin kavmi...
sisli sesler, bozguna uğratıyor
îmânın arıya vahyini...
Fâil öldü
Mef'ûl mechûl
Fiil, kalakaldı...
Sırât'ın altını merak ettim;
verhemnâ!
AğuStop 2011
N/iğde Bağları
-Tiyana ertesi-
Vakt-ı Savm
sahur-sihir-seher