İsimsiz.......
bilir misin;
az buçuk bir ömrün yakalandığı düşteki ısrarını...
aldatılmış ve üstüne ince hesaplar tutulmuş bir yüzün sabahı kucaklamaktaki telaşını..
bilir misin;
sevginin soğuk bir merhabayla asla kardeş olmayacağını...
sonra bir gün düştüğünde, yanında kimsenin olmayacağını bile bile ve duya duya bir çocuğun gözlerine gülüş bırakmanın o sancılı kıvranışlarını...
bilir misin;
yüzüne indirilen bir tokatın, gözlerdeki nefret kadar canını yakmadığını...
her aynaya bakışında yüzüne fırlatılmış nesnelerin yanağında bıraktığı derin çizgileri saklamanın bitimsiz korkusunu...
bilir misin;
her uykudan, anlamsızlığı yenememiş olan dişlerinin sesiyle uyanmanın utancını,
ve her uykuya geçişte, yokluğuna varmış gibi iyi geceler demenin ruhunu nasıl yorduğunu...
ve bilir misin;
sevdiğini kendinden öte sevmenin ne demek olduğunu...
ve onunla yeniden doğduğuna inanmışken yeniden hiçleşmenin azabını...
nereden bileceksin... sen beni hiç sevmedin ki.
Mine Gültepe