ıslanmış Satırlar
HO
rüzgar nefesimi ateşe buladığında,
güneşin saçlarını örüyordum;
bulut yamalı ellerimle...
ve bir yıldırım düşüp yalnızlığımın şakağına,
çocukluğumu üfleyince kulağıma,
mürekkep bitti hayalden bozma kalemimde...
artık ne sayfalarca sen yazabilirdim zamana,
ne de maviye çalabilirdim gökyüzünü,
suskundum anlayacağın,
ama sadece sustuğum için değil,
duyamadığım için biraz da...
kefaretini ödediğim dalgaların en sessiz çığlığında,
boğabilir miydim satırlarımı?
ya da satırlarca çığlık yazsaydım dalgalarla denize,
gökyüzü yankılanır mıydı herhangi bir hayatın
herhangi bir kuytusunda?
kalemimi suya attım ben,
hayallerimin aktığı yere aksın,
denizin sonsuzluğa döküldüğü yerde,
ıslanmış satırlarımı bulacaksın...
HO
View ProfileHamza Okumuş@sismo