istanbul yanıyor (aşk'ın son hâli)
uzaklığına taşıyorum kendimi
koynunda uyanıyorum her sabah sen bilmeksizin
ve ellerini tutuyorum bir başka bedenden fırlayarak
sen bir başka kadını sevdiğinin zannındasın
yürümek misal oldu benim akşamlarımda yağmura nazır
ve denizin mavisi buğulu bir köpüğe haykırmakta benliğimi
bir evrenin tek bildiği o garip köprüden bakıyorum boğaza
ne mes'ut gözüküyor hüznü bilemezsin
tüm ruhları sancıyor bu şehrin
ve her biri her an intihara hazır
her birisi nakliye şirketlerine tutunmuş insancıkların
kaynağı ne taraftan çıkmış tahmin edilemeyecek güftelerle
üstüme üstüme geliyorlar akın
uzanıp üstünden uçunca Galata Kulesi'nin
sanki sersefil bir şair(en)in ruhu azad olacak
dudaklarıma sonbahar sonbahar vuruluyorsun her mevsim
hep aynı günde kilitlenmiş kalmışım bir garip aşk'tır bu
elini uzatıp zamana kurtulmak -mümkün mü- ne mümkün
hep yabancı bedenlere sahip olmak zorundasın
ve uzağına düşünce son mutluluk yalanının
garip -ki ne garip- bir duyguyla intiharım geliyor
?-ız? ve ?-iz?lere özlem dolup taşıyor içinden; o adamın
ve yakası geliyor tüm benliğiyle İstanbul'u; o kadının
bileklerini zayıf tutmakta bilmediği çocukluk vaktinde; vaftiz
"takma kafana; yanmazsa birlikte yakarız"
22:47/15.07.2009
Kadıköy / 2009@RYK
Şiirin iki başlığı vardır.
1_istanbul yanıyor
2_aşkın son hâli