Istanbul'a Veda
Kalbinde ki sızı kaç Asırlık İstanbul
Ondanmıdır beyoglunun sarhoşlugu.
Mahsun eyübün bu münzevi duruşu
Ondanmıdır dua dua yükselen minarelerin.
Yoksa Ondanmıdır kan kokosu sende ki güllerin
Iki Kıta bile ayrı düştü sende İstanbul
Dindirmez hasreti Çelik'ten köprüler
Yedi kulende dolaşırken katil gölgeler
Kaç şehzade yalvarır gibi bakmıştı sana
Kaç prenses kendini Bıraktı bu mavi sulara.
Ahıyla kaç kez yandın tarihte İstanbul.
Dertlisin Heyhat sende benim gibi
Bıkmış Haliç'in çekiştirilmekten
Yorgun düşmüşsün bölüştürülmekten.
Yükseldikçe sırtında ki mağrur betonlar
Süleymaniye'nin mermerden kalbi sızlar
Dertliyim İstanbul bende senin gibi
Kalbimin pencerelerini rüzgarlarına kapattım.
Hatıra olsun diye sende ruhumu bıraktım İstanbul
Hani tasları yeşerten yağmurların
Şimdi zehir yüklü bütün bulutların
Ben cüzzamlı bir köleyim kalabalıklarda
Kırgın bir sehzadeyim bezgin saraylarında
Ben aya tutkun Meczup bir yıldızım İstanbul
Yanar sönerim Hüzzam gecelerinde.
Bazen kız kulesine aşık bir fener olurum
Bazen suya hasret bir kemer
Vuslat beklerim derinden Meçhul biryerde
Bilirim ne yıldızlar kavuşur Nazlı aya
Nede kız kulesine uzanabilir fenerler
Umut beslerim bir martının ürkek kalbinde
Umut umuttur işte..