İstanbul'un Kaburgası
Sen İstanbul içindeysen başka hiçbir kente şiir yazılmaz
İstanbul kadar dokunmazsın belki içime
?ama-
Çıkmaz sokaklarına yüzünü resmedip içimdeki kente sığınırım.
İçimdeki kente hiçbir suret yakışmıyor ne zamandır
Ve neden bilmem kelâmın dudaklarıma dokunmadan silinip gidiyor.
...
Daha çok uyku haplarına cümleler biriktiriyorum
Gecenin gündüze hapsoluşları suskunluğumu dizginlemiyor.
Sana yazılan tüm cümleler birer yalan
Dilinden dökülen zehrini saçtıkça etrafa
O tarifsiz amacın geliyor aklıma.
-aklım-
Hokkabaz gözyaşlarının tesellisi
Dudaklarıma dokundukça bir kenti daha yok edip
Tiksiniyorum...
Umut dudak tiryakiliği gibi bal çalıp dolanıyor gecenin eteklerine
Hiçbir şeyim diyorum ya
Mutsuzluğun dibe vurmuş görüşmeyeli, hiçliğim
-hoş geldin-
İyi ki geldin
Geç kalışlarını özlemişim.
...
Kaburgandan yaratıldık diye nedir bu anlamsız tavırların
Hayat ikimizi de aynı tabuta sığdırmayacak mı?
.