Kadehler Küskün Duruyor Raflarda
Kaç kum bir dağa,
Kaç damla bir denize sevdalıdır?
Hangisi,hangisine âşıktır
Ormandaki ağaçların?
Gece gündüz tamamlasa da birbirini,
Sevdası dillenir mi doğanın?
Ayın karanlık yüzüdür alnım.
Işıtan da ısıtan da sensin dünyamı.
Bakışların yüreğimi çeker de kendine,
Alev alır tüm damarlarım.
Kurda kuşa öğretmişim,
Yankılanır dağların bağrında,
Dilimde yanık türküdür adın.
Duy beni !
Saçları kekik kokulum,
Gözleri keklik pınarım.
Kadehler küskün duruyor raflarda.
İçsem açılır mıyım,bilmiyorum.
Hiç kullanılmamış fincanlarla dolu vitrin.
Hatırı da kalmamış ki acı kahvenin.
Bakamıyorum dolaplara,çekmecelere.
Hepsinde bir anın duruyor sessizce.
Göz göze gelsek canlanır da
Seni seviyorum dese,inanmam.
Bu ayrılık neden öyleyse?
Tanımadan önce koymuştum adını.
Tanıyınca da ne çok sevmiştim.
Ömrüm azaldıkça,çoğaldı sevgim.
Başka da bildiğim yok.
Unuttum öğrendiklerimi.
Hırslarımdan arındım.
Meğer sevginin de çoğu zararmış.
Kurumuş bir bağın ortasında,
Bir salkım üzümsüz kaldım.