Kadere Inanıyorsan Inanmalısın
yanık çul-çaput kâğıt-karton-gazete
ve yağmurdan kalan gölge
sırtımda kurşunun lehimin
dayanılmaz ağırlığında
karşıladı işte
bir sokağın köşesinde
terbiyeliydi getirdiği demli çay
tomurcuk kokulu
sardı sıcaklığıyla
uyku sersemiydi tepemdeki
minarenin ucundaki ay
canım senin soyunuk halini çekmedi oysa
o ara Che Guevara gömütünün yerini söyledi
biliyordum bastığım basamakların
uzanacağını yağmurlu bulutlara
canım biraz Alaska' da olmak
canım biraz dişi bir Eskimo'nun sıcak koynunda
seyrederken Orkaları
Che'nin kitabından okumak purosundan tüttürmek istedi
durgundu baktığımda
balkonda
çadır bezinin sallanışında
reklamlar kıvırtıp duruyorlardı
oturduğu mindersiz sandalyesinde
biliyordum ki
ayakları terliksiz
benim gibi belki çırılçıplaktı
bazı durumlarda Fransız kalmayı yeğlerdim
yeğlediğim gibi sabahın köründe yollara düşmeyi
tepedeki yalnız ve çoktandır yalnız ve çoktandır unutulmuş
Bayrağı... Uzanamasam da
içimden severdim
ama bir şey var hep hissettiğim
bir şey
içinden ölsem dahi geçmezdim