Kadıköy Rıhtımı'nda
Bir Mart akşamında Kadıköy rıhtımında ben
Üşüyor gibiyim.
Bir titremedir almış bedenimi.
Hemen yüreğime saklıyorum gözlerimi,
Galiba istemeden ağlayacak gibiyim.
Üç misafiri ağırlıyor boş masalar
Bir ben
Bir yan masalardan birinde oturan
şu huzursuz genç kız
Bir de aramızdaki çöp kutusunu eşeleyen kedi
Ne ben onların umrundayım
Ne de onlar benim
Ta uzaklarda göz kırpışan ışıklarla
savaşıyor gözlerim
Seni mi arıyorum ne?
Az ötemdeki genç kız
Sevgilisini bekliyor herhalde
Mesaj üstüne mesaj
Sonunda çekip gidiyor
Mendil satan yalınayak bir çocuğu
Kovalıyor çay getiren garson
Kedi çöp kutusunun içine düşüyor
Bir telaş,bir telaş!
Çöp kutusu devriliyor
Kirlenmiş sevinçler saçılıyor her bir yana
Korkuyla kaçıp gidiyor kedicik
Gülümsemeye çalışıyorum
Olmuyor
Sen de mutluluğu arıyordun ya
İstanbul'da
Sen de kaçıp gitmiştin bir zamanlar...
Küçük bir dostun verdiği kalem
Sıralıyor sözcükleri kağıdıma
Yüreğim garip hislerle doluyor
Senin verdiğin çakmak yakıyor sıgaramı
Ve umutlarım
Ellerimden daha çok üşüyor
Yine sen geliyorsun aklıma
Özlüyorum.
Bir duman çekiyorum
Şu lanet sıgaradan
Sonra da kendi kendime hayal ediyorum:
Şu gelen vapurdan inenlerden biri de
Sen olsan
?Bir tanem!Nerelerdesin,ne yapıyorsun??
desem sana
Gönlündeki o kocaman yarayı
Mutluluklarla kaplasam
Doldurabilsem yüreğindeki karanlığı
Geleceğin parıltılarıyla
Sen soğuğu hiç sevmezdin
Ben üşüsem de sen ısınsan
İşte şimdi gülüyorum
Çok geç artık galiba
Böyle bir hayal için
Bir Mart akşamında Kadıköy rıhtımında ben
Yalnızlığından donuyorum.