Kaf Dudağın
This poem was selected as the poem of the day on 06.10.2009.
Su nasıl akıyorsa öyle severim!
Gülüp geçer gözünün üveyi,
Yorgunluğa yenik düşmez gardımız,
Kocaman ağlarım,
Denize kabuk bağlarım.
Sonra
Damlaya damlaya besler içimi
Kaf dudağın.
Güneş ağlar, peşi sıra dağlar ardımız...
Çelik nal sesleri,
Kedigözü göğsümün,
Tırmandım tırmanırım da saçın ebedi merdiven,
Ilıman bir iklim, çıldırtıcı muson,
Tuttum nefesimi,
Başım Ortaçağ resimleri...
Güneş parlar, peşi sıra dağlar adımız...
Hayal-meyal...
Bir cümle sisinde çatladı rüzgâr,
Adımız vardı yol çizgisinde,
Birdenbire sustum kaldım,
Patladı kaderin yüzüme,
Nefsime kazındı geleceğin.
Gözlerinde ay ışığı
Yanağında ay ışıması hal hal...
Tablo eridi,
Ve küflü mehtapta uçuşan
Suskun kuşlar.
Güneş susar, peşi sıra dağlar ardımız...
Bir vakit geçti aradan...
Boşluktan kalp damarına,
Gece ve gündüz, ufka atılmış mermi,
Ufuklar arası hüznüme şamar,
Mesafelerin biter mi?
Öylesi yalnız, ölesi yalnız,
Rüya teninde kavruk,
Boynunun su yüzeyi gibi ılık.
Satıra sığmaz felaketin hatırası oldu yalnızlık.
Güneş bağlar, peşi sıra dağlardı adımız.