Kan Kırmızı Ve Dikeni Bol
Bir gün beni makbere koysalar...
üstüme yağmur yağdırsalar...
durmadan, soluk soluğa kalan tanecikler yığılsa
hafiften üstüme üstüme
serin serin sarsa bedenimi
yalnızlığımla yine yalnız kalsam
hiç cebelleşmeden öldüğümü kabulleniversem
mahşerde bekliyor olacağım
seni, sevdigimi, gül güzelimi...
güzel geçen, tüm anıları incelemeye
geniş bir zamanım olacak belliki
baharın kokusunu daha iyi soluyacağım
bedenimi kullanmadan
ruhumla, hislerimi canlandıracağım
hiç susmadan gözlerine bakıp
tek gerçeği hatırlatacağım
sana, sevdiğime, gül güzelime...
münker ve nekir sordukça soruları
cevaplarım sana soramadığım sorular olacak
bir kabahatmı işledim ?
iki gün aşkım diyip hayatına lekemi kattım ?
hatırlıyorumda, seviyorum seni demekten,
başka bir hayalim olmadı, olamadı..
sayende tükendim, sayende yaşıyordum
sen sevmedin ama, benimde sevenim var artık
yalan dünyada
Karatoprak !
bak nasılda sarıp sarmalıyor
bak nasılda kıskanıyor, gizliyor herkesten
bak nasılda, sessizce boynuma konduruyor buselerini
bak işte yine ağlıyor gökyüzü
hiç vazgeçemediğim aşkıma ağlıyor
gözlerine bakıpta kıyamadığım sevgiliye
sensiz geçirdiğim her geceye ağlıyor...
üzerimde kaldıramadığım bir yük var,
üzerimde sıkı sıkı beyaz bir elbise,
kımıldamak mümkün değil, sadece düşünmekle yetiniyorum
mutluluğu anımsıyorum, uzun yolculukların sonunda
beş dakika izleyip geri dönüşleri
ardından koşup "gül güzelim !" diye seslenemediğim, seslenmediğim günleri
tıklım tıkış iett otobüslerinde, senin farkında olmadığın
sadece izlemekle yetindigim, günleri...
iki durak ötede, inip gideceğini bildiğim, ayrılırken gözlerine bakamadığım günleri...
bak herşey geldi geçti artık, bir gül alda gel baş ucuma !
kan kırmızı ve dikeni bol olsun !
seni sevdiğimi mezarda bile unutturmasın...
Unutma Gül Güzelim !
KAN KIRMIZI VE DİKENİ BOL !!!