Kaos Teorisi
-
çok değilim doğru olamadığım çok
zaten ilgimi çekmedi çokluklar
çok yalınlar
çok ıssızlar
çok siyahlar
çok değilim çok olamadıklarım fazla
-
şu sıra bir kedi geçse önümden
üzerine ispirto dökülmüş
haylaz meret
adımları yalpalaya yalpalaya
belli akşamdan kalma
ya şuh bir İstanbul sokağının
dar koynundan gelme
ya ciğerciden
aşırdıklarını kutlamaktan
şöyle kül grisi desem
değil ya
siyah desem değil
çok olmayan bir renk işte
bir kadının üzerinize yapışan
dikişli lafları gibi
o kedi şöyle
caddeden geçse karşıya
bana doğru
aynı anda bir uçurtma
büyük küçük ne fark eder
uçmaksa uçmak
cakaysa caka
uzun böyle kuyruğu upuzun
rüzgarı almış omuruna
keyfi yerinde
ihtimal tutar bu uçurtma
kedinin kuyruğuna takılır
alır götürür onu
benim çok sevdiğim göğe
alır götürür
Selma'nın avucunda açan menekşelere
eh kedi beyefendi
ne olurdu
bir iki dakika daha kalsaydın o koyunda
veya bilmem ne kutlamasında
hiç olmadı
sen bari erken kurtulsaydın yorgun ellerden
deniz koklama çabasına
bir ara verseydin ve
erken gelseydin uçurtma
gökten yine yazamadığım bir şiir
düşerdi ceplerimden