Kar
yağan beyaz bir kar,
meleğin kanatlarından damlayan..
tenimdeki hissiyatı 'sımsıcak',
güneş kadar vermez ziyan..
ve soğuk..
sadece gecede, sen gidince
avuçlarımda kalan bir armağan.
yalnızlığın sessiz fırtınaları esiyor,
tane tane hüzün damlıyor yeryüzüne..
gözden akan kanlı yaş değil,
tanrının buluta armağanı,
bembeyaz; kar.
uğultusu delecek derinliğini kulaklarımın,
geçecek üstümden esintisi..
saçlarımı ağartan eskizi,
delecek geceyi en derinden..
en keskininden,
buz tutacak geride kalan mevsimler..
elde kalan kış ve avuçlarımda kar.
sonbaharın haykırışıydı belki de gökyüzüne,
kızdı yapraklar düşerken, sıcaktan nefret edip..
isyandan doğan bir feryat oldu üzerlerine yağan,
kanlı bir vurgu yaprağın tenine; kar.
buz kesmiş satırlarımla geldim sana,
ısıt yüreğimi, ısıt mısralarımı; hadi
es yapraklarıma içten, savrulsun sayfalar.
dökül üzerlerine küllenmiş sayfaların..
her zerresini ıslat,
ıslat ki..
kalmasın acılara dair kan kızılı haykırışlar.
unuttur geçmişi, erit hecelerimde..
bak; ben geldim..
yine aynı kış, yine aynı kar,
hüznü penceremde buğulamaya geldim.
üzerine seni yazmaya; parmak uçlarımla
ben; donarak öldürdüğün can.
bir kardan adam.
buz gibi, soğuk nefesli, soğuk suratlı..
yarattığın her bir an,
şimdi donmuş dudaklarımda hatıra.
yara yok artık kan kırmızı,
her yer beyaz,
her yer; kar.