Kara Hasan'a Mektup
yaşamadan öldün sen kardeşim
iyi niyetlerinde özentilerin eridiler gerçekleşemeden
doymazlığın, yetmezliğin yükü hep sırtındaydı
sususzluklarına aktı alın terin
Yalan söylediler bilenler bilmeyenlere
ölümün bir sır oldu kapandı kendi kabuğuna
suyun saydamlığını unutmuştu suçlu gizlerken suçunu
aldığın darbenin kanıtı alnındaki kan izi
bir cinayetin tanığı oldu.
evet unuttuk duvarların dili
karanlıkların gözü olduğunu.
elbette bir gün bitecek balıkların suskunluğu
vicdansızlığın köküne kezzap olacak anıları
inkar, suskun dillere diken
yaşamadan öldün sen kardeşimm
alın terini su yerine içtiler
gülüşünden bile göz yaşı sızıyordu
ömrünü verdiklerin seni hiçe sayıp geçtiler..
sen anamızın toprağını seçtin anamızın elini öptün mü?
biz yıllar yılı ana demenin hasetiyle öldük dirildik
güldük gülüşlerimizde yaralı bir kalbin sırıtkanlığı
sevdik sevgimizde eksiklik.
sen bizim dualarımızsın kara Hasan
içkimizie, sohbetlerimize damlayan gözyaşısın
çözümsüzlüklerin uykularıma giren karabasan
ben burada, sen orada vakitsiz ölümüne ağlarsın.
yaşım neredeyse altmış yolum sana yakın
toprak ana kucağıdır bir gün biz de geleceğiz
onları çok severdin inan intikamını alacak torunların
en son katillere uzaktan biz güleceğiz...