Kara Kıta Kim Siyaha Boyadı Seni
Kara Kıta! kim siyaha boyadı seni?
Bahtının karası mı yüzündeki?
Uzaklardan mı değdi fırça darbeleri?
Kapkara mı ettiler o güzelim tuvali?
Oysa ki o ne güzel bir resimdi,
Uhdesinde çok cevherler gizliydi.
Horoz ile İnci Hikayesindeki gibi,
Kara adam nerden bilsin ki.
Toplayıp götürdüler vahşice her şeyi,
Ödemeden vahşi! adama, bedelini.
Kara adama yamyam dediler,
Yamyam misali tüketirken servetini.
Mal gibi kaçırıp köle ettiler binlercesini,
Yüzyıllarca vermediler hürriyetlerini.
Kurtlar sofrasında bir ceylan gibi,
Bırakıp gittiler kemiklerini.
Dönüp bakmadılar bile geri,
Görmediler, açlıktan can veren minik bedenleri.
Söyle Kara Kıta, açlık kaderin mi?
Tanrı nimetini bir senden mi esirgedi?
Sen toprağa verirken o kara kemikleri,
Sızladı yüreğimiz, izleyemedik görüntülerini.
O kara bahtını, bizler de karaladık,
Bol bulamaç tüketirken bir dilim ekmek ayıramadık.
Komşumuz aç iken tok yatmak haram deriz,
Bilmem ki, mahşer günü nasıl hesap veririz.
Karardıkça kararıyor Kara Kıta...
Karardıkça karartıyor insanlığımızı da...