Karar Anı Okunurken
Gün gelir
Gitmediğin
Gidemediğin
Gitmekten korktuğun
Hangi şehrin
Yalnızlık bulaşmış sokağında
Yüreğini Unuttuğunu
Hatırlamak bile istemezsin.
Hele bir de!
Çıkmaz sokağa girdiğinde.
Ne dününü hatırlarsın
Ne de bugününü..
Gözlerinden silindiği gibi
Hepsi silinir belleğinden.
Unutamadığın yalnızca
Bir kare kalır silinmemiş
Çocukluğundan kalma
Bahar gelmiş
Çiçekler açmış
Çocuklar uçurtmalarını uçuruyormuş
Hürriyete kucak açan gökyüzünde
Kimin umurunda.
Üzerinde kimlik gibi taşıdığın hayatın
Görgü şahidi bol
Hâkimin önüne çıkmış suçlu gibi
El pençe divan durur karşında.
Dudaklarını teyelleyip
Kenarına sus iliştirdiklerinde
Susarsın
İçine gömülür tüm bildiğin
Ez cümle hayatın.....
Mübaşirin keskin bakışlarına
Daktilonun sert sesi eşlik eder
Ve sen!
Sen olmaktan çıktığında
Sur'da yazılmış hayatın
Üstüne yıkılır gelir griye boyanmış duvarlar gibi.
Karar anı okunurken
Unutmak istediklerin bir yanda;
Diğer yanda unutamadığın sana aitler...
En zoru da; ne?
Biliyor musun
Tam ortalarında olmak
Ne tarafa dönsen
Bir parçanla yüzleşiyorsun
Yüzleşirken de
Göz göze geliyorsun
İşte o an!
.
.
.
Biraz burukluk kalıyor
Az da pişmanlık..