Kararan Sınıflar, Kanayan Gelecek
"Kalem tutması gereken ellere tetik çektiren hırs, ilim yuvalarının ak duvarlarına karanlık bir leke gibi sürüldü..."
Sabahın ilk soğuğu süzülürken okulun koridorlarına,
Sırt çantalarında umut taşıyan taze fidanlar yürüdü yola.
Besmeleyle açılan sınıf kapıları,
Öğretmenin sevgi dolu, ılık tebessümü,
Ve tahtaya yazılan ilk ders konusu: İnsanlık...
Hiç kimse bilmezdi birazdan kopacak fırtınayı,
Gözü dönmüş bir cani ruhun ilim yuvasına uzanacağını.
Siren sesleri yırtarken kentin sessizliğini,
Sınıflarda tebeşir kokusu yerini dehşete bıraktı.
Bir silah sesiyle sarsıldı tahta sıralar,
Yere saçıldı alfabe kitapları, resim defterleri,
Geleceği çizecek olan renkli boya kalemleri...
Oysa o duvarlar cehaleti yıkmak için örülmüştü,
Çocuk çığlıklarıyla yankılansın diye değil!
Hangi kör nefret, hangi şuur kaybı,
Sokabilir bir katili okulun kutsal eşiğinden içeri?
Hangi kirli emel hedef alabilir
Tek derdi vatanına, milletine faydalı olmak olan o masumları?
Dışarıda feryat eden anaların gözyaşları sel olurken,
Bir öğretmenin göğsünü sipet edişi yazıldı tarihe.
Kendi evladını korur gibi sarıldı öğrencilerine,
Kurşunların önüne siper olan o yüce yürek,
Son nefesinde bile "Çocuklarım..." diye fısıldadı belki de.
Şimdi o koridorlar buz gibi, o sınıflar dilsiz...
Yarım kalan matbaa yazıları, yarım kalan dualar,
Ve pencere kenarında sahibini bekleyen boş bir sıra...
Bir çocuğun sıradaki izi,
İnsanlığın vicdanına saplanmış en derin hançerdir artık.
Bu sıradan bir şiddet değil, bu geleceğimize sıkılan bir kurşundur!
Okulları koruyamayan bir düzen,
Çocukların güvenle ders dinleyemediği bir yarın,
Hangi hedeften, hangi medeniyetten bahsedebilir?
Kan bürüse de gözlerini o cani zihniyetlerin,
Ne okul kapıları kapanır cehaletin yüzüne,
Ne de o sınıflardaki ilim ışığı söner.
Giden masum canların hesabı soruldukça,
O tebeşir tutan eller daha güçlü sarılacak kaleme.
Ağlasın gökyüzü vurulan o masum bedenlere,
Ağlasın insanlık, okullara kadar sızan bu dehşete.
Ama ant olsun ki o boş kalan sıraların anısına;
Karanlık değil, yine ilim kazanacak bu topraklarda!