Karasal
ömür dediğin belki bir dağ köyüne göç öyküsüdür
biraz şiir, çokça hüzün...
dağların içinde, dağlar kadar yalnız
tersine gelincikler açan uçurum kenarlarında
acayip rüzgarlar düşer içine
bu yüzden karasalda bağ kurup
hiç gelmeyecek olana içeriz
yüzün, umudunu kaybetmiş bir anadolu türküsüdür
biraz kahır, çokça hüzün...
yolların içinde, yollar kadar yalnız
tersine fırtınalar kopan uçurum kenarlarında
acayip efkarlar düşer içine
uçurumun kenarında durmak kadar
uçurum olmak ne demektir iyi biliriz
zaman, bir kuyunun başında bekleme nöbetidir
biraz yusuf, çokça ihanet...
kervanların içinde, kervanlar kadar yalnız
tersine akan ihanet gecelerinde
acayip uğultular düşer içine
uzaktan gökyüzüne bakıp
bizi hiç bulamamış o kör talihe şükrederiz
biraz toprak, çokça nihayet...
boşluğun içinde, boşluk kadar dipsiz
ne köye varabildik, ne yolda kalabildik
biz zaten, uçurumun ta kendisiydik