Kavalım
Şirin kavalım
Seher ayazında
Akşam alacasında
Yalnızların arkadaşı
Kırık kalplerin ve çobanların yoldaşısın
Sesin gamlı insanların gözyaşını
Ayrılıkların sıcak selamını
Kırık kalplerin çığlığını getirir bana
Kavalım sen yurtsuzların sesi
Kavalım benim
Kavalımın sesi
Yüksek dağ ve yaylalar
Gül ve reyhanla çevrili kaynak suları
Mağara ve doruklar
Dinleyicilerin senin
Ve garip yelinin hızı
Ağaç yapraklarının arasında dolaştırır seni
Kavalım haydi gel
Şu başı göğe eren dağa tırmanacağız
Kuru rüzgarlarla dost olacağız
Duman ve sisle kaplı
Doruklarıyla arkadaş olacağız
Ordan sesimizi göndereceğiz onlara
Çığlığımız koyak ve vadilere düşecek
Sarsacak yeri ğöğü
Ve yedi renkli suyun hüzünbaz dalgaları
Suruç ve Diyarbakır ovalarına
Beraz ovasının yiğitlerine çığlığımızı iletecek
Ve kuzu melemelerini
At kişnemeleriyle bize ulaştıracak
Kavalım gör ve duy
Güneş battı akşam yıldızı parlıyor
Gri dağların dorukları ve kızıl kayalıkları karardı
Ve gecede akan suyun hırçın dalgaları
Ova ve vadiler Tepe ve yamaçları sardı
Karada taşlar gece gezginlerinin ayaklarını aldatıyor
Ve gecenin sessizliğinde yiğitlerin ayak sesleri duyuluyor
Kavalım sesini dünyaya sal
Bir süt çoçuğu gibi beşiğinde uyuyan
Sesini yükselt kavalım ninniler söyle ona
Uzaklaş gamdam kederden
Kavalım benim
Yurdunu terk edenlerin dert ortağı
Doğuda hayat uyandığında
Bize bir özgürlük türküsü mırıldan
O türkünün sesi
Güneşin berrak ışıkları gibi yüreklerimizi ısıtsın
Kavalım sesin ayrılık hasreti çekenlerin dermanı