Kayıp Zamanlar/Ve Tanrı Özgür Bıraktı
'Özgür bırakmaksa sevmek; Tanrı hepinizi özgür bıraktı'
Gün geceye karışıyor,
Kayıp zamanlar daralıyor,
Her geçtiğim yol,
Ömrümü perçinlerken,
Bilmem kaç yerinden,
Kaçmak isterken,
Parçalanıyorum,
Bilmem kaç yerimden.
Tarihimi yazıyorum,
Belki kimselerin bilmeyeceği,
Sığınaklarımdan sızan,
Hayat suyumla...
Adımlarımı yavaşlatmak,
Çare değil,
Son perdeye,
Ramak kaldı.
Tanrıyı taklit ediyorum,
Tüm sevdiğim yalanları,
Özgür bırakarak.
Gücüm yetmiyor,
Vazgeçmeli önce,
Tutunulan umutlardan,
Bulmak için,
Önce kaybetmeli.
Bir çöp tanesi bile değilim belki;
Avucunda,
Yak, yok et beni,
Ya da sev kuşat,
Benim sana yetmeyen,
Cılız aşkımla.
/Beni öyle küçült ki;
Büyüklüğün yanında,
Hiç olayım./
Muzır bir çocuk gibi,
Yapışıyorum eteklerine,
Arsızlığım belki,
Bana üflediğin ruhundan.
Sensizlik
Boğazımda düğüm düğüm,
Susuzluğum.
Artık kollarında uyanmalı,
Asırlardır beklediğim,
Yitik sonsuzluğun...
O kadar güzel ki yalanların,
Ben gibi,
Biz gibi,
Hepimiz gibi,
- Hepsi senden bir eser, belli-
Dünyaya bıraktığın.
Umursa;
Biliyorum,
Kopacağı anda,
Tutarsın...
Tüm safahatım senden ibaret.
Ne olur?
Sevginle,
Tüm kâinatı kuşatarak,
Biteceği anda,
Tecelli et...
Tüm kayıp zamanlarıma,
İmtiyaz sun,
Adın geçmediği saniyeleri bile,
Kuşatıyorsun!