Kehânet
This poem was selected as the poem of the day on 01.10.2017.
Biliyorum...
Ne kadar da ezilesi şu aciz insan,
Ayaklar altında, asfalta kazınırcasına.
Ne kadar da unutkan...
İçim dışım baştan aşağı hezeyan,
Önüm arkam, sağım solum isyan.
Umuyorum...
Bazı güzel şeyleri,
Bazı güzel şeylerin bazı kısımları,
Gitsin o üzeri yükseltilmeyecek mezarıma.
Ki, saçıldığım vakit toprağa,
Suya ihtiyaç duyulmaksızın yeşereyim.
Ben,
Beni tanımlayan her cümleyi,
Sildim, şu gürültüyle çalısan büyük çarklara karşın.
Ben o çarklara baktım;
Yağları: hırs, kin, ihanet,
Tüm o büyüklük, debdebe ve cehaletten ibaret.
Sanıyorum,
Ebleh yüzlere baktıkça kararır üzüm,
Ve sustukça o kapkara üzümlere döner yüzüm.
İsterse yağım çıksın çıkarsa,
Ama.
Gramım bulaşmasın o çarka.
Korkuyorum,
Metamorfozumun ihanetle süslenmesinden,
"Bu işler böyle yürür" ; kehanetiyle ellerimin kirlenmesinden,
Çok korkuyorum.