Kerem
' aslı'nın çeyiz sandığıdır
astığın güneşe
kasımpatılar devşiriyor sabahı dinle '
hiç gelmeyecek dediğin ışık
vurunca yatsı saati kapı tokmağına
perdelerini koparacaksın
zamanın
yeniden öreceksin belki saçlarını düşlerin
yaralarını yamarken o şarkılar
dudağından ıssızlık düşecek sarmaşıklara
öyle saracaksın ki
öyle deli
nefesi kuruyacak mevsimlerin
hükümsüzlüğün ana fikrini koparacaksın takvim yapraklarından
boş bir geçmiş ertesi kalacak avuçlarına
adının baş harfi değişirken miadı dolmuş hayallerin
sen
gökkuşağını çalacaksın
tanrı'nın elinden
bütün tezatlar kurşunlayacak var olmuşluğun gizemlerini
yok öyle değil artık
öyle yavan
öyle safra gibi yaslanmak içine
renkli yemenilere saracaksın
ki umut bu kadar yükselmişse son medcezirde
ayın on dördünü saklayacaksın mavimsi eşiklerde
ay bakacak yüzüne kıpkızıl
ay koyacak son noktayı iki kaşın arasına
kerem gibi ...