Kılavuz - Karadeniz Şivesi Of Ağzı
Yaylaya çıktık yola, haydi uğurlar ola,
Sola gideceğune, girmişiduk ters yola...
*
Ula bide ne görduk, karşidan bir araba,
Oyacak içumuzi, yapacak bir haraba...
*
Tepe taklak giderken, induk bayir aşağı,
Çıkardi bizi yoldan, ha bu Rize uşağı...
*
Allahtan dönemeçte, yavaşlatmıştik hizi,
Küçücuk sıyrıklarla, Allah kayirdi bizi...
*
Piyangodan bahtıma, buydu günün volisi,
Tikandi boğazıma, bembeyaz kar dolisi...
*
Dedi dondurma'midu? almışsun yalayisun,
Bir de ters yola girdun, belani arayisun...
*
Kuş foli komar foli, şaşurmışız biz yoli,
Sisten görünmeyidi, ne saği da ne soli...
*
Bende kafa yarıkti, arkdaşta kaş patlak,
Dedi uşaklar nere, ha böyle tepetaklak...
*
Dayi zamanimidu, espiri yapayisun,
Konudan başka yöne, nasil da sapayisun...
*
Dedik dayı biz bazen, kafayi yarayıruk,
Şimdi tatile gelduk, Ayderi arayıruk...
*
Dedik tarif alalım, gönderme bizi geri,
Dedi kilavuz yoksa, ...k! bulursun bu yeri...
*
Siz paralari verun, kilavuz ben olayim,
Belki içinden dedi, bunları bir yolayim...
*
Hayde be dayı dedik, bize kolaylık göster,
Biz nasıl hemşeriyiz, adam paramı ister...
*
Yine bir daha sorduk, Ayder yaylasi nere,
Şöyle bir baktı bize, sordunuz ya kaç kere...
*
Koyver burdan aşağa, belki geri gelursun,
Sen parayı vermeden, bu yoli zor bulursun...
*
Tamam da dayı senden, bir cevap alamaduk,
Bir ayağın kalmıştı, oni da yalamaduk...
*
Dedi cahil mi buldun, makara sarayısun,
Miyaduni doldurdun, fanztazi arayisun...
*
Dayi nasil adamsun, yokuşa süreyisun,
Her adımda yanımda, anında türeyisun...
*
Baktık bu işun sonu, sarpa saracak gibi,
Allah gönderdi bize, gökten ha böyle tipi...
*
Dayi gösterdi bize, tapancanun sapini,
Yutmak mi istersunuz, Ofli hoca hapini..!
*
Dayi dan başlamışti, üstü kapalı tehdit,
Oğlum buradan kaybol, tabanlari yağla git...
*
Çok çetin ceviz çıktı, bu Rize'nun dayisi,
Daha şefkatli idi, ormanların ayusi..!
*
Dayi bu yaşta bize, hava mi atacaksun,
Parayı alup bizden, rahat mi yatacaksun...
*
Dayı deduk ne yaptın, kaybetmışsun özüni,
Allah doyursun senun, kör olası gözuni...
*
Çok ileri gittunuz, kafamı şişurdunuz,
Artuk burada kesin, sabrumi taşurdunuz...
*
Kar yağayı yağayı, ha bu Ayder başına,
Bakmadı dayi bizum, gözümüzün yaşına...
*
Biz az gittuk uz gittuk, dere tepe düz gittuk,
Karanlığa kalursak illaki hapı yuttuk...
*
Çalun kemençeleri, ha bu yürek oynayı,
Tez varalum Ayder'e, orman ayu kaynayı...
*
Geçtuk dikenluklerden, pantolonda yüz delik,
Saldım cebume lakin, kalmamışti metelik...
*
Ne oldu bilmeyiruk, parayimi çaldurduk,
Ortaluğu ayağa, horon gibi kaldirduk...
*
Bir tatil daha böyle, geçti sıkıntı yasla,
Kilavuzsuz bir yola, daha girmem ki asla...
*
Ne araba ne para, geçtik Ayder gölini,
Bir don gömlek tutmiştuk, İstanbul'un yolini...
* Haraba: su kabağından yapılan kap ( Nevzat öyle istedi)