Kim Döndürüyor Dünyayı
zaman
acil serviste
kusuyordu zamansızlığı
doktorun yorgun gözleri
gece boyu
girişte
sürgün reklam panosuna
vuran maviliklere
kan anonsları sürüyordu
iki yaşlı
ilerde
az
aydınlık floresan
bıçaklıyordu yüzlerini
sol omzunda kana
nedense
yeşil kurbağa
banıyordu
hikâyesini
küfrediyordu
beride
saklı
gibi duran
polis
bu gece
nöbet yazan
ellere
tuttukça yüreğini
bulutlar
kerpeten dişleriyle
kantinci çocuk
gençten de sayılır
satıyordu
birer ikişer
gelenlere
tezgahtakileri
ve sonrasında
asılı kalıyordu
giden güzel kızların göğüsleri
düşlerinde
gerisini de yazıyordu
romanına
tek okuru kendi olan
bank
adamın altında
bankın üzerinde
bir adam
seyre dalıyordu
nehrin akışını
sigara dumanından
özenle geçirdiği
ambulans
indirirken geceliğini
ölü kadının kirpiklerine
dünya dönüyordu
öküzün
kesilen boynuzunda
ve besleniyor
muş
her sabah
tanrılar
sütle
19 temmuz 2013 10:47 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz