Kimsesizler
bir sürü merdivenler birikmişken önüme
her adımda yere basmalımıyım diye size sormadım
yitip düşürürlerken beni çukurlara
ben sizden yardım için yalvarmadım
tökezleyip düştüğüm bataklıklardan ben kendim çıktım
canım acıdı yüreğim yandı
yanağımdaki tuzlu yaşları silmeye bir dost aramadım
hepiniz hesaba çekmeye çabalarken beni
ben kimseye açıklama borçlu kalmadım
sokaklar bastırdı yağmurları
onun için boğuk çıkardı onların sesleri
bir deniz olurdu İstanbul
dalardım en dibine
İstanbul boğamazdı da bir damla göz yaşım
öldürür nefessiz bırakırdı geceleri
gecelerin sesi andırırdı
son nefesini verirken
çığlık atan martıları
yağmur yağsa bulutlar susar
göz yaşlarım aksa nefesi kesilirdi sessizliğin
bir damla tuz takılırdı boğazıma
önce yüreğime iner
bulduğu her hücremi yakar
içimden yok ederdi beni
sözcükler esir kalırdı anlamlara
kimsesizler gene kimsesiz kalırdı
gecelerce...