Kırıntılar
Uzun yollara çıktım
Elimde asa
Baktığım her yerde
Gözlerime kan bulaştı
Bu mudur sevginin ruhu
Elim hep kelepçeli
Terkedilmiş bir şehirim
Dumanlar çıkmaz külümden
Özümü sana verdim biliyorsun
Yüzümü sürsem toprağa
Boğulurum nefesimden
Haydi uçur beni
Kanatları olmayan bir gökte
Çalınmış coğrafyanın havası
Şimdi kaburgam eksik
Hayalimin kayıp öznesi
Ben hep martı olmak isterdim
Onların yaşamını bilmeden
İnsan hep uzaklara mı gider
Kendi bütünlüğüne varmadan
Kırdım attım tesbihimi
içimde büyüttüğüm totem
Yarınımı hep ben hazırlarım
Kutsal bir yalanla
Kumdan kaleler
İkiye bölünür nefesim
Zikrim korkular efsanesi
Bir amentü okurum
Kanımı zehirler nefesim
Sonra bir çocuk olurum
Hükümler büyümeden içimde
Misketlerimi düne saklarım
Yarınlar siler gençliğimi
Ah güneşin kızı
Seni de unutturdu zaman
Setler çekildi üzerine
Mavi gözümdeki kelebek
Tabiatı özüme düşüren
Mumyalattım kalbime
Değerini zaman da bilir.